3 Mart 2024, İstanbul / Bakırköy
Basına ve kamuoyuna,
Yaşamdan, hak ve hukuktan yana olan tüm insanlara sesleniyoruz.
Bugün, 2024 yerel seçimleri öncesi, kent sakinleri olan dostlarımızın, kedi ve köpeklerin sesi ve oyu olmak için buradayız. Eşit, adil, yaşanabilir bir dünya için bir araya gelen Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi ve hayvan hakları savunucuları olarak, yerel seçimler öncesinde Kadıköy, Sarıyer, Beşiktaş, Üsküdar, Beykoz gibi İstanbul’un farklı ilçelerinde tek ses olduğumuz eylemlerimize şimdi Bakırköy’de devam ediyoruz.
Burada sesimizi duyan vatandaşları, tüm canlılar adına barışçıl, kapsayıcı, eşitlikçi hak ve adalet politikaları geliştirilmesi için harekete geçmeye, yerel örgütlenmeler ile hayvanların sesi olmaya, birer seçmen olarak oylarını yaşamdan yana kullanmaya çağırıyoruz.
İNSAN OLMAYAN HAYVANLAR İÇİN BURADAYIZ, ÇÜNKÜ:
- Sokaklarımızda birlikte yaşadığımız köpeklerin “itlaf”, “toplama” ve “uyutma” adı altında, “doğal yaşam alanı” maskesi ile hukuka aykırı şekilde kitlesel toplatılmalarının ve katliamlarının yeniden planlandığı, 2024 Yerel Seçimleri’nde ülkede başka hiçbir sorun yokmuşçasına hayvanların hedef tahtası haline getirildiğini görüyoruz.
- Cumhurbaşkanlığı söylem ve genelgeleri baş tetikleyici olmak üzere; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum ve Yeniden Refah Partisi’nden Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’a ve İstanbul Valisi Davut Gül’e kadar sokaklarımızda yaşam mücadelesi veren köpek ve kedilere karşı yıllardır sistematik bir nefret örgütlenmesi inşa edildiğini deneyimliyoruz.
- 5199 sayılı kanunun hayvanları korumadığını, hapis cezalarının alt sınırdan verildiği için katillerin elini kolunu sallaya sallaya “iyi hal indirimleri ile” serbest bırakılıp toplum içine yeniden salındığını görüyoruz.
– 6 dakika boyunca Eros adlı kediyi tekmeleyerek, işkence ile öldüren İbrahim Keloğlan!
– 40 kediyi kezzapla yaralayıp işkenceyle öldüren Murat Özdemir!
– Cami bahçesinden kedileri çantasına koyarak kaçıran ve öldürdükten sonra onları yoğurt kovalarında biriktiren Fatih Öztürk!
– Kulübesinde uyuyan Şila adlı köpeği yakarak öldüren Ömer Faruk Baki!
Tekrar yargılanacaksınız!
Bahsi geçen hayvan katillerinin davaları Mart ayında İstanbul’un çeşitli ilçelerinde ve İzmir Seferihisar’da, baroların ve STK’ların takibiyle gerçekleşecek.
Hayvan hakları savunucularına ve duyarlı vatandaşlara çağrımızdır: Caydırıcı olmayan ve suçu teşvik eden cezasızlık politikalarını alaşağı etmek için, dayanışma için duruşmalara siz de gelin, davaları takip edin, paylaşın!
Hayvanların yaşam hakları için sonuna kadar mücadele edeceğimizi buradan bir kez daha duyuruyoruz.
- Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. maddesinde belirtildiği üzere, sokakta yaşayan hayvanların aşılanıp, kısırlaştırılıp, tedavi edilerek sevildikleri ve bakıldıkları sokaklarda, gözümüzün önünde yaşamaya devam etmesinin,
- Hayvan üretimi ve satışının yasaklanmasının,
- Geçici hayvan bakımevlerinden “güvenli ve dikkatli sahiplendirme” uygulamalarının, adil ve etik olan tek çözüm olduğunu biliyoruz.
- Ceza alt ve üst sınırlarının artırılmasının,
- Hayvan haklarının anayasal güvence altına alınmasının gerçekçi tek çözüm olduğunu biliyoruz.
Yineliyoruz:
Çocuklara, kadınlara, hayvanlara tecavüz eden, şiddet ve işkenceyle öldüren katiller serbestken, başımızdaki ve aday siyasiler hangi ahlaktan, hangi güvenli sokaklardan bahsediyor?
“Başıboş” olanlar köpekler değil, yıllardır Türkiye’nin sırtına çökmüş, nefret siyasetiyle toplumu kutuplaştıran yöneticilerdir; bir bebekten katil yaratan, öldürmeyi ve tecavüz etmeyi bir ülkenin kültürü haline getirmeye çabalayanlardır.
Artık yeter! Dostlarımızı düşmanlaştırarak birlikte yaşama kültürünü baltalayan, onları “doğal yaşam alanı” adı altında ölüm kamplarına tıkma vaadiyle seçim malzemesi haline getiren siyasilere oy vermeyeceğiz. Gerici ve faşist düşmanlık politikalarına boyun eğmeyeceğiz.
Yaşamak haktır. Hayvana, insana, yeryüzüne özgürlük!
