Uluslararası hayvan hakları örgütü sokak köpekleri için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup gönderdi

Mektubunda Türkiye’nin yüzyıllardır sokaklarda köpeklerle beraber yaşama kültürünün diğer ülkelere örnek olduğuna dikkat çeken hayvan hakları örgütü Lady Freethinker, 21. yüzyılda sokak köpeklerinin popülasyon kontrolü için dünyaca kanıtlanmış etik ve bilimsel yöntemlerden uzaklaşılmaması gerektiğine vurgu yaptı. 

11 Temmuz 2024, İstanbul – Los Angeles merkezli uluslararası hayvan hakları örgütü Lady Freethinker, Türkiye’de Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılması planlanan ve sokakta yaşayan köpeklerin toplatılıp “uyutma / ötenazi” adı altında öldürülmesini içeren yasa tasarısına karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen bir mektup kaleme aldı.

Cumhurbaşkanı’na e-posta, faks ve posta yoluyla gönderilen mektup, aynı zamanda TBMM Tarım Komisyonu üyeleri başta olmak üzere TBMM’deki tüm milletvekillerine hitaben yazıldı.

Lady Freethinker Başkanı Nina Jackel imzasıyla gönderilen mektupta, örgütün yasa tasarısı karşısında duyduğu endişeler dile getirildi.

AKP milletvekilleri ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın basında verdiği demeçlere göre; önerilen yasal düzenleme, belediyelerin sokak köpeklerini toplamasını, geçici bakımevlerine kapatmasını ve 30 gün içinde yuvalandırılmadıkları takdirde öldürülmelerini öngörüyor.

Geçici bakımevlerinin durumu, cezasızlık ve denetimsizlik

Yaşam hakkına ve bir arada yaşama kültürüne vurgu yapılan mektupta Jackel, “Yuvalandırma işlemlerine 30 gün veya daha fazla süre tanınması, sokak hayvanlarının uygun şekilde rehabilite edilebilmeleri ve her birine adil bir şans verilmesi için yeterli değildir,” diyerek çoğu geçici bakımevinin kaynak ve alan sınırlılıkları nedeniyle ani bir kapasite artışını karşılayacak durumda olmadığına dikkat çekti.

Yasa tasarısı hakkında Türkiye’den Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi ile istişarede bulunduklarını belirten Lady Freethinker, bazı barınaklardaki dehşet verici koşulları gösteren kanıt niteliğindeki fotoğraf ve videoların kendilerine ulaştığını belirtti.

“Kafes ve kulübelerin idrar ve dışkıyla kaplanmış olduğu, köpeklerin taze su ve yiyeceğe erişemediği, hayvanların aşırı kalabalık alanlarda ve açlık sınırında yaşadığı, bazılarının cansız veya ağır yaralı olduğu” görüntülere atıfta bulunan Jackel, 2022’de Konya Geçici Hayvan Bakımevi’nde bir köpeğin personel tarafından kürekle dövülerek öldürülmesine dair uluslararası basında çıkan haberi kaynak göstererek şunları söyledi: “Yetersiz denetim ve yasal yaptırımların eksikliği; istismar ve ihmal vakalarının artmasına, bu vakaların açığa çıkarılmamasına sebep olacak ve ıstırabın önü alınamayacaktır.”

Kuruluş mektubunda ayrıca agresif, kuduz riskli, yeme bozukluğu olan ve anatomisi bozuk gibi tanımlarla sınıflandırılan köpeklerin toplatılmasının ve öldürülmesinin “etik ve mantık dışı” olduğunu savunarak, bu tür bir protokolün yeterli sayıda nitelikli personele sahip olmayan yerel yönetimlere gereğinden fazla karar alma yükümlülüğü ve yetkisi verdiğinin altını çizdi.

Jackel, “’Uyutulacağı’, yani öldürüleceği belirtilen köpekler tedavi edilmeli, rehabilite edilmeli ve yuvalandırılmalıdır. Aksi takdirde, bu uygulama her şeyden önce temel bir yaşam hakkı ihlali olacaktır,” dedi.

Hayvan üretimi, satışı ve hayvan terk etme fiilleri

Sokak köpeklerinin popülasyon kontrolü için dünya çapında etkinliği kanıtlanmış bilimsel uygulamaları tavsiye eden Lady Freethinker, “sistematik ve etik kısırlaştırma programlarının hayata geçirilmesi, insanların ve hayvanların barış içinde bir arada yaşayabilmesi için toplumsal farkındalık kampanyaları yapılması ve ‘barınak’ olarak bilinen geçici tedavi, bakım ve rehabilitasyon merkezlerinden yuvalandırmaların teşvik edilmesi” gerektiğini vurguladı.

Ayrıca, hayvan terk etme vakalarını takip edebilecek, bu fiilleri caydırıcı cezalar ile engelleyebilecek sağlam bir altyapının kurulması, tüm platformlarda hayvan üretimi ve satışının durdurulması için önlemler alınması yönünde dünyaca etkinliği kanıtlanmış tavsiyelerde bulundu.

21. yüzyılda çağdışı ve yıkıcı uygulamalara yer yok

Mektupta ayrıca, “Yüzyıllardır Türkiye’nin yaptığı gibi, insanların ve hayvanların barış içinde bir arada yaşaması için yöntemler geliştirmenin hayati öneme sahip olduğuna ve diğer ülkeler için emsal teşkil edeceğine inanıyoruz” denildi.

“Kitlesel hapsetme ve öldürme gibi çağdışı ve yıkıcı uygulamaların ötesine geçmemiz gerekiyor. 21. yüzyılda bu yöntemlerden kaçınırken, aynı zamanda bu yaklaşımları hayvan refahı ve hayvan hakları söylemlerinden de çıkartmak zorundayız,” diyen Lady Freethinker, Türkiye’de sokak köpeği popülasyonun etik, bilimsel ve etkin yönetimi ile köpeklerin özgürlüğü ve yaşam hakkının korunabileceğini aktardı.

Mektubun tamamını İngilizce ve Türkçe olarak PDF formatında indirmek ve okumak için lütfen dil seçeneklerini tıklayın. Türkçeİngilizce

Yorum bırakın