Sokakta yaşayan köpeklerin tecrit ve katliamını öngören yasa tasarısının gündeme gelmesiyle birlikte, halkın sesini TBMM’ye taşımak için Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi olarak 23 Mayıs’ta başlattığımız direnişimiz İstanbul dahil Türkiye’nin farklı illerinde devam ederken, dostlarımızın yaşam hakkını savunabilmek için gündemi yakından takip ediyor, siyasilerden STK ve meslek örgütlerine kadar öldürme ve yaşatma yanlısı söylemleri nöbetlerimizde halka açık şekilde paylaşıyoruz. Suni bir gündem yaratarak halkın gerçek sorunlarını ötelemeye çalışan, devletin gerçek sorumlulularını gizlemek için dostlarımızı hedefe koyan bu anlayışa karşı sokakta direnişteyiz; tecrit ve katliam tasarısı meclisten geri çekilene kadar sokakta yaşayan köpeklerin yanındayız.
26-28 Mayıs 2024 tarihleri arasında tecrit ve katliam yanlısı siyaset özeti:
- AKP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehiroğlu’nun, tecrit ve katliam yasasını hazırlarken, konunun birinci muhatapları olması gereken Türk Veteriner Hekimler Birliği, Türkiye Barolar Birliği ve bu alanda çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları yerine, hayvanları yaşatma etiğini çiğneyen bazı veteriner hekimlere, hayvan katliamını savunan gazetecilere ve bu alanda kapsamlı deneyimi ve çalışmaları olmayan derneklere ulaştığını, sosyal medya platformlarında önümüze düşen paylaşımlarla “şans eseri” öğrenmiş bulunuyoruz. Dahası Yenişehirlioğlu, yasa tasarısı hazırlığı sürecinde kimlerle görüştüğünü şeffaf bir şekilde hala kamuoyuna açıklamadı. Görüşme yaptığı kişilerin “övünerek” ve adeta “birbirleriyle yarışırmışcasına” sosyal medya platformlarında ardı ardına yaptıkları duyurular sonucu hazırlık sürecinin nasıl işletildiğini anbean görüyoruz. Bu gelişmeler, AKP’nin etik ve bilimden çok uzak olan, hak temelli STK’ları, akademisyenleri ve meslek örgütlerini bilinçli şekilde dışarıda bırakarak, toplumun kabul etmeyeceği bir yasayı, bir kez daha meclis çoğunluğu sayesinde hızla geçirmeyi planladıklarını kanıtlıyor. Bahadır Yenişehirlioğlu, size sesleniyoruz: Görüştüğünüz isimleri ve oluşumları kamuoyuna açık şekilde paylaşın. Paylaşın ki, toplum vicdanına aykırı şekilde planladığınız katliamın öncülerini herkes bilsin!
2. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, aylardır çeşitli mecralarda yaygınlaştırılan “Türkiye’de 10 milyon sokak köpeği var” haberlerini yalanladı ve sayıyı bugün de 4 milyon olarak paylaştı. Yılda en fazla 350 bin köpek kısırlaştırabileceklerini vurgulayan Yumaklı, bu verileri Türkiye’de yasaya uymayan, bakımevi açmayıp kısırlaştırma yapmayan 1100 belediyeye rağmen söyledi. Belki kendisi farkında değil ama, aslında bu sayede, tüm belediyelerin görevini yapmalarını sağlamaları halinde, sadece 1 yıl içerisinde popülasyonu kontrol altına alabileceklerini, kendi açıkladıkları verilerle bile kabul etmiş oldu. 20 yıldır belediyelerin görevlerini yapmasıdan sorumlu olan kişi ve kurumlar, bu gerçeğe rağmen hala köpekleri öldürmekle tehdit ediyor!
3. Yıllardır AKP ile kol kola yürüyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, sürece dair bilgisi yokmuş gibi tarihi ve trajikomik bir söyleme imza attı. Gazetecilerin sokakta yaşayan köpeklerin “uyutulması”, yani öldürülmesi planları hakkında ne düşündüğünü sorması üzerine “Uyutulunca nasıl uyutulacak? Ne kadar uyutulacak? Kaç saat uyutulacak? Kim uyutacak? Sınırı ne kadar? Bunları bilen yok. Türkiye’nin neresine giderseniz gidiniz, öğlen sıcaklığında mutlaka uyurlar, herkes de görür” sözlerini sarf etti. Görünen o ki, şaşkınlık içinde izlediğimiz Türkiye’nin meclisinde ne konuşulacağını, ne oylanacağını dahi bilmeyen karar alıcılarla bu katliam yasası çıkartılmaya çalışılacak. “Evet” oyu vermeleri için kendi milletvekillerine emir verenler henüz uykuda. Onları, günlerdir tek bedende buluşmuş gür sesimizle uyandıralım:
4. Ana muhalefet partisi CHP’ye baktığımızda, tüm bu süreci “katliam girişimi” olarak nitelendirmekten ısrarla kaçınıyor. Şu ana kadar bazı vekilleri ve bazı belediye hesapları dışında resmi kanallardan veya genel başkan Özgür Özel’in bizzat kendisinden hayvanların yaşam hakkından taraf olan hiçbir açıklama yapılmadı, katliam tasarısını kınamadı, parti olarak “hayır oyu” vereceklerini açıklamadı. Aksine mevcut durumu, yani sokakta köpeklerin varlığını “sınıfsal bir sorun haline dönüyor” diyerek popülist söylemleri benimsemeyi seçti. Cumhurbaşkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce “Beyaz Türkler, köpeklerinize sahip çıkın” sözünü unutmadık. Özgür Özel’in sokakta yaşayan köpeklerin ölüm-kalım meselesinde, iktidarın dil ve yöntemlerini kullanmaya başladığını da unutmayacağız. Bugün tam da yıldönümünü gurur ve hüzünle kutladığımız Gezi Parkı direnişi sırasında, polisin gözyaşartıcı gazından etkilenen köpeğin fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşıp “Şu fotoğrafa bir bakın. Bu tatlı insanların, Güzelim hayvanların, Eşsiz doğamızın acilen AKP’den kurtulması lazım.” dediği günler, anlaşılan çok geride kaldı.
5. Unutmadık: Çok değil, bundan 6 ay önce, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da benzer bir noktadan söylem üretmişti: “Sadece kısırlaştırma yöntemiyle bu sorunun önüne geçmek mümkün değil. Sahiplensinler. Avrupa’da sokakta sahipsiz hayvan yok. Gerçek hayvan severlerin elini taşın altına koyması gerekiyor,” diyerek sokakta yaşayan köpekleri yine hedefe koymuş, sorumluluğu ise hayvan hakları savunucularına atmıştı.
Özgür Özel ve Mansur Yavaş, size sesleniyoruz! Biz hayvan hakları aktivistleri olarak, yıllardır kendi imkanlarımızla yasanın belediyelere yüklediği “kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” ilkesine bağlı kalarak, elimizi koymamızı istediğiniz taşın altında eziliyoruz. Bizi ezen; hayvanların yaşadıkları mağduriyetin yarattığı travmaların dışında sizler gibi esas sorumluların, görevlerini yerine getirmemesiyle büyüyen yüktür. Bu ağır yükün altında sadece ellerimiz değil, tüm ruhumuz, tüm bedenimiz eziliyor. Bizler aklımızla, bedenlerimizle ve tüm gerçekliğimizle dostlarımızın yanındayız! Sokaktayız! Siz de bu tarihi sorumluluğun karşısında pozisyonunuzu iyi belirleyin! Sağduyunun ve bilimin sesini dinleyin! Muhataplarınızı doğru belirleyerek esas sorumluları cezalandırın, insan olmayan hayvanları değil!
6. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, bir de sokakta yaşayan köpeklerin yaşam hakkını anket sonuçlarıyla belirlemeye çalışan basın yayın organlarının, haber spikerlerinin ve ünlülerin haberlerine rastlıyoruz. Yaşam hakkı, reyting yarışı uğruna ihlal edilemez. Sokakta yaşayan köpekleri ölüm kampları olan barınaklara kapatıp arka odalarda öldürülmelerine el birliğiyle destek olduğunuzu biliyoruz. Hepinizi, medya etiğine ve tüm türlerin yaşam hakkına saygı duymaya davet ediyoruz.
7. İktidarın planladığı hayvan katliamını kendilerince meşrulaştırmak için, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın 2023’te yaptığı bir kamuoyu araştırmasının sonucu da, bugünkü amaçlarına hizmet etsin diye geçtiğimiz günlerde çoğu medya kanalında paylaşıldı. Hangi yöntemlerle yapıldığı bilinmeyen, tarafsız ve şeffaf olmayan bu çalışmalar, hiçbir surette katliama kılıf oluşturamaz. Daha da önemlisi, tecrit ve katliam oylanamaz! Hiçbir canlının yaşam hakkı tartışma konusu olamaz! Siz kimsiniz ve bir canlıyı öldürme hakkını, yetkisini size kim veriyor?
26-28 Mayıs 2024 tarihleri arasında yaşatma yanlısı direniş özeti:
1. Geçtiğimiz günlerde Veteriner Hekimler Birliği, bu yasanın geçmesi durumunda yasaya karşı geleceklerine dair açıklama yaparak, “Yaşatacağız” vurgusuyla katliama hayır derken, Serbest Veteriner Hekimler Derneği de yaptıkları resmi açıklamada “Hayvanlara karşı katliam çağrıları yapmak, tecrit alanları kurmak hem kanunlara aykırıdır hem de vicdani olmayan denenmiş uygulamalardır. Kamusal alanı hayvansızlaştırmak yıllarca bu topraklarda denendiyse de başarılı olmadığı gibi vicdanları yaralayan izler bıraktı. Ölüme karşı yaşamı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz,” dedi.
2. Bursa Veteriner Hekimler Odası da; geçtiğimiz günlerde Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve Veteriner Hekim Odaları’nın imzaladığı bildiriyi akademik odaların da imzasıyla güçlendirdi ve düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. Aynı zamanda Bursa Tabip Odası ve Bursa Barosu’nun da katılımıyla, toplumun her kesiminden katılımın da olduğu bir eylem organize ederek bir kez daha “katliama hayır” dedi.
3. Son bir haftada İnsan Hakları, Kadın Hakları, LGBT+ Hakları ve iklim çalışmaları yapan birçok dernek, tecrit ve katliam yasasına karşı açıklamalarda bulundu. 27 Mayıs’ta Ankara’da düzenlediğimiz eyleme İnsan Hakları Derneği de katılarak mücadelemize destek verdi.
4. Özgür Özel’in, “parası olanlar köpeklerin hakkını savunuyor” açıklamalarına karşı birçok işçi sendikası aksi yönde açıklamalar yaptı. Motorlu Kurye İşçileri Derneği, “bizler üç beş kuruşa çalışan kuryeleriz. Sokak hayvanlarının hapsedilmesine de, katledilmesine de, öldürülmesine de karşıyız” diyerek hak savunuculuğunun ve yaşam hakkının tür, sınıf, ırk, din, cinsiyet, cinsel yönelim fark etmeksizin herkes için aynı olduğunu vurgulamış oldu.
5. Şu ana kadar gerek parti başkanları aracılığıyla, gerekse resmi kanallardan yaptıkları açıklamalarla tecrit ve katliama karşı en güçlü sesi çıkaranlar şu siyasi partiler oldu: Yeşil Sol Parti, DEM Parti, Toplumsal Özgürlük Partisi ve Türkiye İşçi Partisi resmi hesaplarından yaptıkları açıklamalarla hayvan katliamının önünü açacak her türlü uygulamanın karşısında duracaklarını vurguladılar. Emek Partisi, Türkiye Komunist Partisi, İyi Parti, siz neredesiniz? Birkaç milletvekilinin sesini değil, parti düzeyinde gür bir ses duymayı bekliyoruz! #SokaktayımYanındayım demek için siz daha ne bekliyorsunuz?
#SokaktayımYanındayım
