Eyüp’te kedileri kezzapla öldüren ve hâlâ aramızda olan firari hayvan katili Murat Özdemir davasının 17 Mayıs 2024 tarihinde gerçekleşen hukuka aykırı 6. celsesinde dahi adaletsizliğin nasıl sürdüğünü, en başından beri süreci takip eden İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nden avukat Umut Yıldız anlatıyor.
SESSİZ CANLARIN SESİ OLMAMIZI ENGELLEYEN ve AVUKATI YOK SAYAN ZİHNİYETİN KARŞISINDAYIZ!
Eyüpsultan Camii ve Eyüpsultan Mezarlığı çevresinde kedileri kimyasal ve kesici maddelerle ağır yaralayan, ölümlerine sebep olan Murat Özdemir hakkında yürütülen yargılamanın 6. celsesi 17.05.2024 tarihinde İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde HUKUKA AYKIRI OLARAK görüldü.
Duruşmaya Hayvan Hakları Merkezi üyeleri Av. Hafize Hilal Koçak, Av. Ayşe İlke Alkaç, Av. Sare Nur Çavuşoğlu, Av. Serhat Ünver, Av. Aynur Besli ve Av. Umut Yıldız katıldı FAKAT HAKİM TARAFINDAN KATILMA TALEBİ ile BEYANLAR ALINMADI.
Avukatların beyan vermesini engelleyen, her celse sizlere söz mü vereceğim diyen, duruşma günü verip duruşmayı bitiriyorum diyerek ayağa kalkıp sesini yükselterek Avukatlara el kol sallayan hakim hakkında duruşmaya iştirak eden avukatlar tarafından şikayete yönelik tutanak düzenlendi ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’na bildirilmek üzere İstanbul Barosu Başkanlığına sunuldu.
Sanığın ilk celseden salıverildiği bu dosyada, hakkında çıkarılan yakalama emri halen infaz edilemedi ve infazın beklenmesine karar verilerek duruşma 10/07/2024 – 10:25 bırakıldı.
PEKİ BU CELSE ve ÖNCESİNDE NELER YAŞANDI?
Sanık Murat Özdemir hakkında yürütülen yargılama süreci, 06.08.2023 tarihinde verilen savcılık ifadesi ile başlamaktaysa da suç tarihinden evvel olan ve soruşturma dosyasına sonradan eklenen 18.07.2023 tarihli ifadede de sanığın iddianameye konu suçları işlemekte olduğu, bu suçun bir kere değil, mütemadiyen işlendiği anlaşılmaktaydı.
Öyle ki sanık da 06.08.2023 günü verdiği ifadede “Yaklaşık 1 aydır Eyüpsultan Mezarlığında bulunan sokak kedilerinin yanından her geçtiğimde karton bardakla 2 3 defa üstlerine döktüm. Ben sürekli tek başına bu eylemi gerçekleştirdim. 06.08.23 günü saat 10.00 sıralarında yine mezarlık içerisinde 3 4 tane kedinin üzerine bir bardağa koyduğum asidi döktüm.” şeklinde beyanda bulunarak bu fiilin bir aydır sürdüğünü ifade etmişti. Yalnızca soruşturmaya konu olayın yaşandığı 06.08.23 tarihinde de 3-4 kedinin üzerine asit döküldüğü düşünüldüğünde, bir aylık süreçte sanık tarafından öldürülen/ağır yaralanan çok daha fazla sayıda kedi olduğu aşikardır.
21.02.23 günkü duruşma esnasında mahkemeye sunulan ve Veteriner Kliniği tarafından tanzim edilen epikriz raporundan da anlaşılacağı üzere; sanık, suç tarihi ile tanık ifadesi arasındaki zamanda da benzer eylemlerde bulundu. Sanık işkence ve öldürme suçlarını sürekli olarak işlemekte ve belki de tutuksuz kaldığı her gün eylemlerine devam etmektedir.
Her ne kadar iddia makamı mütalaasında suç tarihini 17.07.2023 – 06.08.2023 olarak belirtmişse de tarafımızca sunulan veteriner kliniği raporunda 15.07.2023 tarihinde bölgede gönüllüler tarafından bulunan bir kedinin kliniğe teslim edildiği kayıt altına alındı.
Delillerin eksik değerlendirilmesi ile suç tarihinin hatalı olarak tespiti, bu tarihten önce işlenen suçlara ilişkin adli ceza verilmesini engelledi.
Buna ek olarak; sanık hakkında 29 kedinin ölümüne/ağır yaralanmasına sebep olması gerekçesiyle; 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu m. 28 ve m. 14/a uyarınca 132.066-TL idari para cezası uygulandı ve bu hususun tespiti için İstanbul Emniyet Müdürlüğü/Gayrettepe Haydi Polis birimine müzekkere yazılması ile ilgili belgelerin celbini talep ettik, fakat dikkate alınmadı.
Her ne kadar 21.02.2024 tarihli celsede mütalaa alınmış ve nihai karara hazırlanılmışsa da gerek soruşturma gerekse de kovuşturma aşamasında yeterli araştırmalar re’sen yapılmadı, kurumlardan elzem belgeler temin edilmedi ve sanığın tutuksuz olması tanıkların korku ve endişe içinde olup tanıklık yapamamalarına sebebiyet verdi.
Sanık hakkında 29 kediyi öldürmesi/ağır yaralaması hasebiyle idari para cezası uygulandı ve tarafımızca 9 kediye ilişkin klinik raporları sunuldu fakat mahkeme dosyasında YALNIZCA 5 KEDİNİN BİLGİSİNİN MEVCUT OLMASI DAHİ SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMANIN ETKİN YÜRÜTÜLMEDİĞİNİN İSPATI NİTELİĞİNDEDİR.
İlk celseden bu yana eksik değerlendirmeler ile hukuka ve vicdana aykırı olarak gösterilen tutum, hayvan haklarını koruma konusunda İstanbul Barosu olarak verdiğimiz mücadelenin haklılığını, gerekliliğini ve sorumluluğunu bir kez daha bizlere hatırlattı.
Bizler canlarımızı koruyan yasaların hukukun evrensel ilkelerine, anayasaya ve adalete uygun biçimde uygulandığını görene dek bu davaların takipçisi olmaya, canlarımızın haklarını savunmaya, onların sesini duyurmaya ve sessiz canların sesi olmaya devam edeceğiz. MÜCADELEMİZ BİTMEDİ, BİTMEYECEK!”
