Hayvanların yaşamının biz insanların insafına kalmış olduğu gerçekliğinden daha korkutucu olan şey şu; faşizan eğilimlerin ve kapitalist amentülerin karakterleri yoğurduğu sadist, nevrotik, manyak toplum ve yönetimlerin elinde oyuncak haline gelmiş olmaları. (El Yazmaları, Ahmet Caner Altay, 21.12.2023)
Asırlarca nesneleştirildiler, ihmal edildiler, istismar edildiler, beden bütünlüklerine zarar verildi, tecavüze uğradılar, itlafhanelerde, gaz odalarında işkenceyle katledildiler bu canlılar. Kapitalizmin bir milisaniyesindeki mikro üretim sürecinde dahi sömürülen ve katledilen sessiz yığınlar var. Ve bu yığınların en büyük parçası hayvanlar…
*Ha sadist,nevrotik, manyak dediysem keyfi kullanmadım bu sözü patolojize de etmek değil amacım, çünkü zaten mevzu ayan beyan ortada “Kapitalizm ‘hasta’ eder”.
Kafesteki hiçbir canlı doğal davranışlarını gerçekleştiremez. Barınakları çözüm diye savunup “Başıboş İtlerden Kurtuluş Savaşımız” diye makale yazdırılanlar her şeye düşman türcü katliamcı akıllar tarafından sürekli toplatma ve katletme çağrısı yaparak toplumu tetikleme görevlerini yerine getiriyorlar. Hayvanseverleri, özgürlükçüleri şikâyet etmenin ve sokak hayvanlarından da kurtulmanın reçeteleri yazılıyor her platformda. Yükselen faşizm kedi ve köpeklerden öğrencilere, kadınlara, lubunyalara, işçilere kadar herkesi ava çıkmış adeta.
Yazının devamını bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.

